ÖZEL RİSK GRULARINDA ÇALIŞANLAR

İşyerlerinde Çalışanların, Yaş, Cinsiyet, Engellilik vb. Gruplarda Toplanması ve Özel Risk Gruplarındaki Çalışanlar İçin Muhtemel Ek Risklerin, Risk Değerlendirme Raporlarında Farklı Kategoride Değerlendirilmesi Daha Uygun Olacaktır.

İş ve sağlık alanındaki ilişkileri iki ana grupta incelemek mümkündür.

Bunlar: Bireysel özellikler ve işyeri ortam faktörleridir. İşyeri ortamında bulunan bir takım faktörler çalışanların sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabilme potansiyeline sahiptir. Özellikle bunlar bazı bireysel faktörlerle bir araya geldiğinde durum oldukça tehlikeli bir hal alabilir.

İşyeri ortamında bulunan risklerin yanında bir de çalışan bireylerin yaşı, cinsiyeti, sağlık durumu, eğitimi, beslenmesi gibi kişisel özelliklerde iş ve sağlık ilişkisinde belirleyici olmaktadır. Çalışan kişinin sağlık durumu, işyeri ortam faktörleri ve bireysel özelliklerin birleşimi olarak oraya çıkmaktadır. Yani çalışanların sağlık durumu üzerinde bireysel özelliklerde risk faktörü olabilmektedir. Bu risk faktörleri çerçevesinde iş hayatında özel risk grupları belirlenmiştir.

Özel Risk Grupları

Özel risk gruplarını belirlemek hizmet planlamasında önceliklerin tespit edilmesi açısından önemlidir. İş sağlığı bağlamında çalışılan işe ya da çalışanın özelliğine göre risk grupları belirlenmiştir. Neredeyse tüm çalışma alanlarının kendine özgü, sağlık üzerinde olumsuz etkileri vardır. Kimi mesleklerde ise daha sık ve daha tehlikeli bulunan iş kazaları ve meslek hastalıkları söz konusu olabilir. Örneğin: Madencilik, kimya sanayi, inşaat işleri.

Başlıca özel risk grupları şunlardır:

- Çocuklar

- Kadınlar

- Engelli Çalışanlar

Özel risk gruplarının yapılan işten doğacak risklere karşı korunması için yasal düzenlemeler mevcuttur.

Genç ve Çocuk Çalışanlar

çocuk-çalışanlar

Çocuklar, iş hayatı olmaması gereken bir gruptur. Fakat ne yazık ki birçok ülkede olumsuz şartlar altında bir çok çocuk çalışmaktadır. Çocuk olmanın getirdiği özellikler, olumsuz işyeri koşullarıyla birleşerek sağlıklarını olumsuz etkilemektedir. Çocukların ve gençlerin işyerlerinde daha fazla sağlık problemi yaşadıkları ve kaza geçirdikleri bilinen bir gerçektir.

Çocuklar fiziksel açıdan yetişkinlere oranla daha yetersizdirler. Üstelik yaşanabilecek bir kazanın ciddiyetini kavrayabilecek olgunlukta da değildirler. Tüm bunların yanı sıra yaptıkları işi bir oyun gibi görebilmeleri de her şeyi daha tehlikeli bir hale getirmektedir.

Çocuk işçiliğinin önüne geçmek için ülkeler en küçük çalışma yaşını 15 olarak belirlemiştir. Bu sınırdan daha küçük çocukların çalıştırılması ise yasaktır. Türkiye’de de çalışma yaşını 15 olarak belirlemiştir. Ancak 16-18 yaş arası çocukların da çalışma açısından özel risk grupları dahilinde olduğu belirtilmiştir. Bu yaş arasındaki çocukların çalışmalarına belirli kısıtlamalar getirilmiştir.

Kadınlar

kadın-çalışanlar

İşyerlerinde kadınlar statüleri ve çalışma alanlarından dolayı birçok sorunla karşılaşmaktadırlar. Ne yazık ki kadınlar sürekli olarak geleneksel kadın mesleklerinde çalışma ve çalıştırılma eğilimindedirler. Kadının ekonomiye katkısı, ekonomi tarihiyle başlamıştır. Ancak iş hayatındaki yeri 18.yüzyılın sonlarında İngiltere’de başlamıştır. Daha sonra ise yıllar içinde ekonomiye katılmaları artmıştır. Ancak hala yeterli düzeye ulaştığı söylenemez.

Kadınların ve erkeklerin fizyolojik farklılıklarından dolayı işyerlerinde karşılaştıkları sağlık sorunları da farklılık göstermektedir. Kadınlar ve erkekler fiziksel güç açısından da birbirlerinden farklıdırlar.

Gebelik döneminde kadınların vücut ısısı bir derece artmakta ve metabolizma hızlanmaktadır. Bundan dolayı da sıcaklığa ve neme karşı daha duyarlıdırlar. Isının ve nemin fazla olması, bu dönemde bitkinlik ve rahatsızlığa neden olmaktadır.

Adet dönemlerinde de yine sancılı geçen bir süreç meydana gelebilmektedir. Tüm bu dönemlerde performansta düşme, dikkat dağınıklığı yaşanabilmektedir.

İş Kanunu’na göre çalışan kadınların, doğumdan 8 hafta önce ve 8 hafta sonra çalıştırılmamaları esastır. Ancak sağlık durumu uygunsa ve doktor bilgisi dahilinde bu süre 3 haftaya düşürülebilmektedir.

Gebe ve emziren kadın çalışanlar için yasal pek çok düzenleme olsa da, bu başlık altında sıralanan nedenlerden dolayı, işverenler tarafından çoğunlukla erkek çalışanlar tercih edilmekte ve kadınların ekonomiye ve çalışma hayatına katkıları belli bir seviyenin üzerine ne yazık ki çıkamamaktadır.

(Konu ile ilgili olarak "TÜRKİYE'DE ÇALIŞAN KADIN OLMAK" başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Engelli Çalışanlar

engelli-çalışanlar

Engellilik, diğer yaşam alanlarında olduğu gibi çalışma alanında da bir engel olmamalıdır. Engelli bireylerin çalışma hayatına etkin bir şekilde katılmaları onları bağımlı olmaktan kurtaracaktır. İşe alım aşamalarında gerekli özen gösterilerek engel durumları göz önünde bulundurularak, uygun bir iş için istihdamlarının sağlanması en uygun uygulamadır. Çalışma ortamlarının engelli bireyler için uygun hale getirilmesi ve istihdam sağlanması gelişmiş bir ülke olma açısından da oldukça önemlidir. Engelli bireyler kesinlikle iş hayatında olması gereken gruplardandır. Gerekli koşullar sağlanmalı ve çalışma hayatına katılmaları sağlanmalıdır.

Ülkemizde, işyerlerinde belli bir oranda engelli çalışan istihdam etme zorunluluğu mevcuttur. Daha önemlisi, bu engelli çalışanlara, durumlarına uygun bir görev verilmesidir.

Çalışma kapsamında engel grupları ise aşağıdaki gibidir:

- Ortopedik

- Zihinsel

- Görme

- İşitme

- Dil ve konuşma

- Ruhsal veya duygusal

- Kronik hastalık

İşyeri için hazırlanacak Risk Değerlendirme Raporları kapsamında, özel risk gruplarındaki çalışanlar için özel bir başlık açılması amacıyla, İSG Profesyonelleri tarafından yapılacak yönlendirmeler ve katkılar, özel risk grupları ve bu gruplardaki çalışanların iş hayatına katkılarının geliştirilmesi açısından önemlidir.

ERKAN GÜN

A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

MADEN MÜHENDİSİ

İsg512x512png