İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ YARGILANMASI

Meydana gelen her iş kazasının ardından gündeme gelen, ancak kısa bir zaman içinde yine unutularak, bir sonraki kazaya kadar üzerinde durulmayan önemli bir konu da iş güvenliği uzmanlarının yargılanması...

Özellikle çoklu ölümlerin gerçekleştiği, medyada yer alan iş kazaları sonrası, iş güvenliği uzmanlarının gözaltına alınması, uzun süren tutukluluk süreleri, yıllarca süren duruşmalar ve nihayetinde verilen cezalar ne derece doğrudur, soruşturma ve yargılama süreçlerinin tamamını, tarafların bakış açılarından incelemeye çalışalım.

6331 SAYILI İSG KANUNU AÇISINDAN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ YARGILANMASI

İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesi, uzmanların "rehberlik" ile ilgili görevlerini şöyle sıralar;

İş güvenliği uzmanlarının görevleri
MADDE 9 – (1) İş güvenliği uzmanları, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür:
a) Rehberlik;
1) İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan
maddeler de dâhil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi, temini, kullanımı, bakımı,
muhafazası ve test edilmesi konularının, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel iş güvenliği kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak için
işverene önerilerde bulunmak.
2) İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek.
3) İşyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin araştırılması ve tekrarlanmaması için alınacak önlemler konusunda
çalışmalar yaparak işverene önerilerde bulunmak.
4) İşyerinde meydana gelen ancak ölüm ya da yaralanmaya neden olmayan, ancak çalışana, ekipmana veya işyerine zarar verme potansiyeli
olan olayların nedenlerinin araştırılması konusunda çalışma yapmak ve işverene önerilerde bulunmak.

6331

Bu görev bildiriminin devamında ise;

  • Risk değerlendirmesi
  • Çalışma ortamı gözetimi
  • Eğitim, bilgilendirme ve kayıt
  • İlgili birimlerle işbirliği başlıkları ile diğer görevler de listelenmiştir.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yönetmeliği olan bu içerikte bahsedilen görevlerin tamamı, iş güvenliği uzmanlarına planlama, gözetim, rehberlik yapma ve önerilerde bulunma şeklindedir.

Yönetmelikten de açıkça görüleceği gibi, iş güvenliği uzmanlarının başlıca görevi, rehberlik etmek, işverene yol göstermek, uygunsuzlukları gözlemleyip, alınacak önlemler konusunda işvereni yönlendirmektir.

İş Güvenliğinde Yetki ve Sorumluluklar başlıklı yazımızda da belirtildiği gibi, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tüm tedbirlerin alınması, faaliyetlerin, iş güvenliği mevzuatına uygun olarak yürütülmesi sorumluluğu işverene veya yasal işveren vekiline aittir ve ve bu sorumluluk şu veya bu şekilde başkalarına devredilemez.

Yine aynı kanun ve yönetmeliklerle hemen hemen hiç bir yetki verilmeyen iş güvenliği uzmanlarının, iş kazalarından sorumlu tutulması 6331 sayılı kanun dikkate alındığında hiç de mantıklı değildir.

KOVUŞTURMA VE İDDİA MAKAMI AÇISINDAN

Cumhuriyet savcıları iş kazası sonrası "sorumlu" veya "sorumluları" tespit etmek amacıyla bir soruşturma-kovuşturma süreci yönetirler. Deliller toplanır, ifadeler alınır, tespitler yapılır ve bunların toplamını sunacak şekilde bir iddianame oluşturularak mahkemeye sunulur.

6331 sayılı kanun mevcut mevzuatımıza göre "özel kanun" dur. Cezai yönden kovuşturma yapmaya çalışan Cumhuriyet Savcıları, sadece 6331 sayılı kanunu değil, orman kanunu, maden kanunu vb. özel kanunları da çok net bir şekilde bilmek zorunda değillerdir. Nihayetinde bir iş kazası sonrası ilgili Cumhuriyet Savcısı, ölüm veya yaralanma olayını araştırmak ve sorumlularını ortaya çıkartmak zorundadır.

Bu aşamada ise işverenin yanı sıra ilk etapta "şüpheli" sıfatı ile iş güvenliği uzmanlarının da gözetim altına alınması rutin bir uygulama haline geldi. Zaten görevli olduğu işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle kötü bir ruh halinde olan uzman, bir de şüpheli olarak değerlendirildiğinde durum daha büyük bir çıkmaza sürükleniyor.

CEZA HUKUKU VE HAKİM AÇISINDAN

İş kazası sonucu meydana gelen ölüm ya da yaralanma söz konusu ise, ortada mutlaka bir ihmal vardır ve bu ihmalin sorumlusu tespit edilerek gerekli cezayı almalıdır.

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, özel bir kanun olan 6331, hakim tarafından daha doğru bir değerlendirme niyetiyle bilirkişi adı verilen ve işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yeterli olarak kabul edilen kişilerin görüşü alınmak üzere yönlendirilir.

Yetki ve sorumlulukların mevzuata göre belirlenmesinden sonra ise, yargılanan kişilere kusurları oranında ceza uygulanır.

Hakim, karar verme aşamasında, savcılık iddianamesi ve bilirkişi raporuna göre, cezaların belirlenmesi işini ceza kanunu kapsamında uygular.

BİLİRKİŞİ AÇISINDAN

İşte en büyük soru işareti bu aşamada meydana çıkıyor.

Dava dosyasının yönlendirildiği bilirkişinin, ne kadar "bilirkişi" olduğu sorusunu kimse net bir şekilde yanıtlayamıyor.

Bilirkişi olarak görev yapan çoğu uzmanın, davaların pek çoğunda işin en kolay çıkış noktası olan iş güvenliği uzmanının eksiklerini arama çalışmalarını sürdürmesi, işveren zaten birinci derecede kusurlu iken, ikinci bir sorumlunun da bulunması talebi sonucu genelde oklar, iş güvenliği uzmanına yönlendiriliyor.

Çünkü iş güvenliği uzmanı, artık normalleştirilmiş bir anlayış ile her şeyden sorumlu kişi olarak kabul edilmiş. Suçlanması ve eksikliklerinin tespiti en kolay olan birey. Bilirkişi de, (hepsini dahil etmek çok doğru olmayacak ama büyük bir çoğunluğu) kısıtlı süre içinde işin kolayını yapıyor ve iş güvenliği uzmanını hedefe koyuyor.

iş güvenliği uzmanı-3

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI AÇISINDAN

İş güvenliği uzmanlarının yargılanması, bu mesleğe olan güveni ve isteği artık köreltir bir duruma geldi. Yetkisi olmayan konularda sorumluluk yüklenen uzmanlar, iş güvencesi, düşük maaş, ödenmeyen ücretler, duyarsız işverenler gibi dertlerini ikinci plana atıp, "bu işi yapmaya devam edersem, özgürlüğüm tehlikede olacak" anlayışını benimsiyor ve sektör değiştirmek için yeni arayışlara giriyorlar.

Sonuçta sadece iş güvenliğinde değil, her işte, yetki ve sorumluluk paralel olmalıdır. İş güvenliği sektöründe ise durum ne yazık ki böyle değil. "Günah keçisi" olmak istemeyen bir uzman için farklı sektörlerde çalışma isteği son derece normal.

Aslında doğal olanı; bu yazının başlığının "iş güvenliği profesyonellerinin yargılanması" olmalıydı.

Ama şimdilik ülkemizde, işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramları birbirinden ayrılmadığı sürece, yetkisiz ama her şeyden sorumlu uzmanlardan başka hiç bir iş güvenliği profesyoneli adli vakalarda şüpheli veya sanık sıfatı kazanmıyor.

Bu nedenle, iş güvenliği uzmanlarının yargılanması, orta veya uzun vadede, 6331 ve ceza kanununa göre doğru bir içtihat oluşana kadar devam edecek gibi görünüyor.

ERKAN GÜN

A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

MADEN MÜHENDİSİ

İsg-100x100